Zehra İpşiroğlu ☆ TÜRKÇEÇocuk kitaplarıGergedan Oyunu

Gergedan Oyunu

BÜYÜKLERE NOTLAR

AYKIRI BİR ÇOCUK KİTABI   ÜZERİNE

Baskıcı  ve otoriter öğretime hayır

„Baş kişisi on yaşında bir  kız çocuğu olan bir kitap sizce bir yetişkin kitabı olabilir mi? Yoksa kayıtsız şartsız çocuk kitabı mıdır? Zehra  İpşiroğlu

ideal okuyucusunu düşünürken, yanıtını kitabın canlanıveren  kişilerin yardımıyla buluyor.

‚Gergedan Oyunu’nun  alışılagelen çocuk kitaplarının dışında bir çizgisi var.

Yazarın ideal çocuk tipi yaratma kaygısı taşımaması ve simgesel boyutuyla yetişkinlerce de okunabilecek bir çocuk kitabı olarak da anılacak olması ‚Gergedan Oyunu’nu farklı kılıyor. Kitabın sayıfaları içindeki çocuğu

yaşatan herkese açık.

İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi Zeynep bir yazar olan anneannesi Selma ile birlikte bir çocuk kitabı yazmaya başlar. Bizler kitabın ilk sayıfalarından öteye kurmacanın derinliklerine çekiliriz. Okuyucuya mektupla çıkılan bu yolculuk bir keşif serüveninin ilk adımı olur. İlerledikce bir kitabın oluşturulmasını ve Zeynep’in yaşamından bir kesitin Selma tarafından kitaba yerleştirilmesini izleriz. Zeynep’in yetişkinlerin dünyasına naif ve eleştirel gözle bakışı, çocuğun dünyasındaki, naif ve kolayca şaşıran yanı önplana çıkarılarak abartısız ancak etkileyici bir biçimde çizilir.

Zeynep’in okulla ilişkisini soğutan öğretmen Sürüngen Neriman Hanım, onun okumaya yeteneği olmadığını her fırsatta yineleyen Gökkuşağı Şakiye Hanım sınıfında pek geçinemediği Kimnedemişneyapmış Emine, Öğretmenesöylemezsem Figen, Notdelisi Sevgi Zeynep’in ağızından grotesk tipler olarak çiziliyor. Kendi yaptığı kağıt bebeklerle oluşturduğu oyunn dünyasında Zeynep’in idealindeki okul canlanıyor ve keşke bütün çocuklar böyle bir okulda okusa diyoruz.

Gerçeklikten ayrılmayan Zehra İpşiroğlu  bir çok çocuk kitaplarından alışmış olduğumuz  idealize edilmiş  tekboyutlu, şematik tipler yaratmaktan özellikle kaçınıyor. Dürüstlük, dostluk,  sevgi gibi değerleri  çocuklara aşılamaya çalışırken,  hazır ve soyut kalıplardan değil yaşamın gerçeklerinden yola çıkıyor. Okuyan, düşünen, üreten bir anneanne   yaratıcılığıyla, değişkenliğiyle, uçukluğuyla, yaşama olan bağlılığıyla  ve içinde yaşattığı çocukluğuyla tüm gerçekliğiyle   çiziliyor.  Zeynep de  gerek okulla ilgili duyguları, gerek sosyal yönüyle aramızdan bir  çocuk.  Zeynep’in okuyucudan kolayca destek bulan başkaldırısı otoriteyle burun buruna yaşayan  çocuklarımızın yaşamıyla birebir örtüşüyor“. [1] Anneanne Selma ile Zeynep’in dostlukları ise  gerçekten  çok özel bir dostluk. Bu açıdan da Zeynep’in  çok  şanslı  olduğu söylenilebilir. Ne var ki  sorunlara anneanne de kolay kolay çözüm üretemiyor.   Ama  Zeynep’e  kendi sorumluluğunu taşıyabilmesi,  kısaca  kendi yolunu kendi bulması için yol göstermeye, ipuçları vermeye  çalışıyor.

Gergedan Oyunu’ çocukların  birey olmalarına, kendi kişiliklerini bulmalarına izin verilmeyen baskıcı bir ortamda çocuk olmanın ne anlama geldiğini çocuğun bakış açısından irdeliyor. Kitapta  çocuğa kendi dünyasını yaşama hakkının tanınması, birey olma ve kişilik gelişimi, kız erkek ayrımcılığı, insanın kendisine karşı dürüst olması  ve yalan söylememesi,  özgün olma, medeni cesaret,  iletişim ve dostluk  vb. izlekler  elealınırken  Zeynep’in yaşantısından  şaşırtıcı, heyecanlı, üzücü, komik  çeşit çeşit  kesitler sunuluyor. Sevgili arkadaşı Berna ile serüvenlerini, ağabeyi Emre ile oyunları ve çekişmelerini, okuldaki sorunlarını,  anneannesi Selma ile birlikte bir kitap yazmanın keyfini  onunla birlikte yaşıyoruz. Yaşadığımız gerçeklere  eleştirel bir bakış getirmekle birlikte  yarınlara umutla bakan bir kitap ‘Gergedan Oyunu’. Yazarın belki de burada amacı Zeynep ile özdeşleşen, onun acılarını, sevinçlerini paylaşan küçük okuyucuda  hem  ‘ben de bunu başarabilirim’ duygusunu uyandırmak, hem de yaşamın yalnızca ak kara renklerde olmadığının, büyüklerin de yanlışlar yapabileceğinin, ama bu yanlışların ardında mutlaka belli nedenler olduğunun bilincine vardırmak, sorunların özüne inerek düşünmeyi ve sorgulamayı öğretmek..

Gergedan Oyunu’ hem çocuklara hem de yetişkinlere seslenen özellikleriyle çocuklar için  onların  günlük yaşantılarına ve sorunlarına eğilen  eğlenceli, komik ve düşündürücü bir kitap, büyükler içinse  Rıfat Ilgaz’ın  ya da Aziz Nesin’in kimi kitabında olduğu gibi  tipik bir taşlama...Bu açıdan da çocuğa çocukluğunu yaşamasına izin vermeyen ve çocuk dünyasına yabancı kalan  yetişkinlere  bir eleştiri getiriyor. (Özlem Hemiş.  Gergedan Oyunu, Z.İpşiroğlu, Eğitimde Yeni Arayışlar, 1993)

Kitaptan ilköğretimde nasıl yararlanılabileceği

Çocukları okumaya özendirme, okuma sevgisini aşılama ilköğretim düzeyinde yapılacak çalışmaların başında gelmekte.Çocuklar doğal olarak okuduklarını

yetişkinlerle paylaşmak ister.Çünkü kitap her şeyden önce bir iletişim aracıdır.

Çocuklarla bir kitap üzerinde  konuşma alışkanlığını elde debilirsek, dahası okuduklarını yaşıtlarıyla aralarında tartışabilecekleri bir ortamı yaratabilirsek, onları okumaya kendiliğinden yönlendirmiş oluruz.

Öğrenci odaklı bir öğretime önem veren  yaratıcı bir öğretmen derslerinde, sözgelimi Türkce ve yazılı anlatım  vb. derslerde kullanabileceği zengin bir malzeme  bulabilir bu kitapta. Ayrıca çocukları okumaya özendirmek amacıyla kitabın  uzun olan yaz tatilinde ev ödevi olarak okunması ve sonradan üzerinde ayrıntılı olarak  konuşulup tartışılması da  düşünülebilir. Öğretmen bulunduğu ortam ve koşullara  göre (hangi okullarda hangi koşullarda ders vermekte, kitabı hangi amaçla kullanacak vb.) ve ulaşmak istediği  genç okuyucunun yaşına ve birikimine göre  çeşitli düzlemlerde, çeşitli amaçlar doğrultusunda yararlanılabilir bu kitaptan.  Böylece çocukların  hem düşünme ve anlama becerilerini, hem de yaratıcılığı geliştirici çalışmalar yapılabilir. Bu amaç doğrultusunda  okullarda dört  beş ve altıncı sınıflar gözönüne alınarak geliştirilen   ve kısa kısa notlar halinde sunulan öneriler   sadece  bazı ipuçları  vermeyi amaçlıyor. Amacımız her öğretmenin  kendi koşullarına göre düzenleyebileceği  bir esinlenme ve çalışma malzemesi sunmak.

Okumaya özendirme:

Okuma çalışmaları:  Sınıfta  öğretmenin Zeynep’in yaşamından  bir kesiti seçip çocuklara okuması ya da sınıfta birlikte okunup üzerinde konuşulması kitabın dış görünümünün, kapağının resimlerinin vb. incelenmesi çocukların kitapla tanışmalarını sağlayacaktır.  Bu bağlamda çeşitli çalışma yöntemleri oluşturulabilir:

Okuma  günlüğü: Her öğrencinin kitapla ilgili izlenimlerini, düşüncelerini ve çağırışımlarını hiç kimseye hesap vermeden dilediği gibi not edebileceği bir okuma defterinin ya da okuma günlüğünün olması, bu günlüğü dersin gidişine göre yararlanabileceği bir malzeme kitabı olarak kullanması.

Okuma  yarışması:Yüksek sesle iyi okuma yarışmalarının düzenlenmesi. Her öğrencinin kendi seçtiği bir bölümü okuması.

Yaratıcılığın geliştirilmesi:

Öğrencilerin kendi düşledikleri okulu  çizerek ya da yazarak dile getirmeleri

Kitaptaki kişilerin resimlerinin çizilmesi ve bunların bir panoya asılması

Kitaptaki öyküleri betimleyen  görsel malzemenin oluşturulması. Çizgi, resim, karikatür, fotoğraf vb.

Kitaptaki boş alanların tamamlanması:  Öğrenciler imgelem güçlerinden yararlanarak kitapta değinilen ama ayrıntılı bir biçimde betimlenmeyen sahneleri geliştirebilirler.  Örneğin Zeynep’in annesi ve babası nasıl insanlar, meslekleri ne? Ya da kitapta farklı  sosyal kesimlerden gelen çocukların da sorunlarına değiniliyor. Sözgelimi  Selma sokak  çocukları üzerine başını derde sokan bir kitap yazmıştır. Acaba Selma’nın yazdığı bu kitap nasıl bir kitaptır, sokak çocuklarının sorunlarını ve yaşamlarını nasıl anlatıyor ? Ya da Zeynep ve arkadaşı Berna sokakta bir ayakkabıcı çocukla karşılaşırlar. Acaba bu çocuğun dünyası nasıl bir dünyada, içinde bulunduğu ortam ve koşullar nasıldır ?

Öğrencilerin kitaba yeni bir kapak hazırlamaları

Yaratıcı drama: Kitabın bazı bölümleri, örneğin  ‚gergedanlaşma’ bölümünün  doğaçlama çalışmalarıyla oyunlaştırılması. Ya da yaratıcı drama yoluyla  yeni sahnelern canlandırılması: Örneğin  ‚Zeynep’in anneannesi benim anneanneme misafir geliyor ‚ ya da ‚ Zeynep ile yaşadığım bir gün’

Radyo oyunu:  Kitapta yer alan kimi öykünün tek perdelik kısa oyuna dönüştürülüp oynanması ya da radyo oyunu olarak hazırlanıp banda kaydedilmesi

Masal çeşitlemeleri: ‚Bir  Anadolu  Masalı’na   olumlu bir son düşünülmesi

ya da ‚Bir Anadolu Masalı’nın güncelleştirilerek oynanması

Duvar gazetesi: Öğrencilerin ‘kız erkek ayrımcılığı, otoriter eğitim izleklerini işleyen çeşitli belgeleri gazete yazıları, röportajlar, karikatürler toplayarak bir

Duvar gazetesi oluşturmaları

Oyun oynama: Zeynep ve arkadaşları durmadan yeni yeni oyunlar keşfediyorlar.. Öğrenciler de  kendi ürettikleri oyunları gündeme getirebilirler ya da hep birlikte yeni oyunlar icat edebilirler.

Kurmaca okuyucular: Zeynep’le  Selma’nın yazdıkları kitap yayınlandıktan sonra kitaptaki diğer kişilerin  tepkileri acaba nasıl olacaktır, (kim ne diyecek, nasıl davranacak?)  üzerinde konuşulması.

Okuma anlama ve düşünme becerilerini geliştrilmesi:

Kitap üzerine sınıfta serbest bir tartışma ortamının oluşması, çocukların okuduklarını yazılı ve sözlü olarak anlatmaları ya da resimlendirmeleri, üzerinde birlikte konuşup tartışmaları, okumada zorlanan çocukları bile özendirebilir. Bu bağlamda şu noktaların üzerinde durulabilir:

Kitaptaki kişilerin  irdelenmesi: Bir çizelge hazırlanarak  kitapta olumlu olumuz  yönleriyle tanıtılan bütün kişilerin  kişilikleri   ayrıntılarıyla betimlenerek  canlandırılması. Farklı sosyal kesimden gelenlerin tanıtılması. ‘Bu kitapta sana en sevimli ya da itici gelen kişi kim?’sorusundan yola çıkarak  nedenlerinin irdelenmesi.

Olayların akışındaki çatışma noktalarının çıkarılması: Zeynep’in   arkadaşlarıyla ilişkisinde karşılaştığı çatışma noktalarının çıkartılması.  Karşıt kişiler ve Zeynep’in gelişimi ve değişimi görsel malzemelerden de yararlanarak somutlaştırılabilir.

Öğrencilerin her öykü üzerinde içerdiği sorunları gündeme getiren sorular hazırlamaları.Bunlar sınıfta okunup tartışıldıktan sonra öyküleri tek tek tanıtıcı yazılar yazarak ele alınan sorunlar üzerine özgün düşüncelerini geliştirmeleri.

Kitapta gündeme gelen sorunların değişik kişilerin açısından ele alınıp incelenmesi. Bu bağlamda grup çalışmaları yaptırılabilir.

Öğrencilerin okuduklarıyla  kendi  yaşamları arasında  bağlantı kurabilmeleri: Ben kimim, ilerde nasıl bir insan olmak istiyorum, çevremde ne tür insanlar var  arkadaşlarım, öğretmenlerim  kimler vb. soruların gündeme gelmesi.

Güldürü ögelerinin irdelenmesi:  Öğrencilerin kitabın hangi bölümünü eğlenceli açıklamaları. Eğlenceli buldukları bir bölümünden alıntılar okumaları

Olayların akışındaki gerilim noktalarının  çıkarılması: Kitabın en heyecanlı bölümü hangi bölüm olduğunun irdelenmesi.

Zeynep’in kişiliğinin irdelenmesi: Zeynep’in beğendiğim yanları beğenmediğim yanları.Ben Zeynep’in yerimnde olsaydım nasıl davranırdım sorusundan yola çıkarak  öğrencilerin kitabın başkişisi üzerine düşünmelerinin sağlanması

Birey olma: Özgün olma ne anlama geliyor?

Ben ve diğerleri. Kendimi diğerleri tarafından dışlanmış duyduğum, yalnız kaldığım anlar oldu mu, neden, nasıl  sorusundan yola çıkarak  sosyal davranış, grup psikolojisi vb. olguların  gündeme gelmesi.

Yazarlık ve özgün olma: Selma Zeynep’in yazma çalışmalarını değerlendirirken hangi ölçütlerden yola çıkmaktadır, neden onun öğretmeni için yazdığı şiiri hiç beğenmez, buna karşılık  Zeynep’in sonradan kaleme aldığı ‘En çok kimi seviyorum?’ bölümünü çok beğenir?

Yalan  nedir, insanlar hangi koşullarda ne zaman yalan söylüyor, sözgelimi korkaklık ve yalan, gözboyamaca ve yalan  vb. sorunların tartışılması

Kuşaklar arası iletişim ve dostluk:  Zeynep  ve anneannesi Selma arasındaki dostluğun irdelenmesi.

Öğretmen öğrenci ilişkisi:Zeynep’in sevdiği ve sevmediği öğretmenlerin irdelenmesi. Öğretmen öğrenci ilişkisinde öğrencilerin davranışlarındaki olumsuzlukların   ikiyüzlülük, yağcılık, gözboyama,  yalan  söyleme vb.

Davranışların ve bu davranışlara yol açan nedenlerin tartışılması.

Kız  erkek ayırımcılığı:  Abicilik oyunundan yola çıkarak kız erkek eşitliği

izleğinin gündeme gelmesi . Bu bağlamda anneanne Selma’nın kadın erkek eşitliğini yalnız savunmakla kalmayan yaşamında da gerçekleştiren  ilerici kişiliğinin irdelenmesi.

Şiddet: Medya ve şiddet ve medyadaki siddet filimlerinden nasıl etkilenildiğinin tartışılması.  Vurdulu kırdılı filimler, bilgisyar oyunları vb.  Şiddet nedir, ne zaman, neden ortaya çıkıyor.  Kitapta çocukların aralarında oynadıkları  kimi kez şiddete  dönüşen  oyunların  tartışılması.

Çocukluk: İnsanın içindeki çocuk ne anlama geliyor?  Hangi yapıdaki insanlar içlerindeki çocuğu yaşatabiliyorlar?

Kitabın taşlama özelliği ve simgesel boyutu: Daha büyük yaştaki öğrencilerle kitabın taşlama özellikleri üzerinde durulabilir. Kitapta kullanılan imgeler, sözgelimi  ‚ip’,  ‚ dedektif okulu’, ‚gergedanlaşma’  vb. ele alınarak  simgesel boyutu  üzerinde durulabilir, bu bağlamda kitabın konusuna uygun düşen yeni ve imge ve simgeler de üretilebilir.

Yazma  becerisinin geliştirilmesi:

Kitapta  Zeynep’in anneannesi ile birlikte kendi yaşamını kaleme alması küçük okuyucuları da yazmaya  özendirebilir. Bu bağlamda tıpkı Zeynep’in yaptığı , gibi kendi yaşantılarını  hoşlandıkları hoşlanmadıkları olguları, sorunlarını, sevinçlerini, gözlemlerini  yazabilirler. Yazma çalışmalarında  önemli olan gerçekten içlerinden geldiği gibi kendilerini ifade  edebilmeleri, kısaca özgün olabilmeleridir. Bunun da ancak  öğrencilerin  düşündüklerini  özgürce dile getirebilecekleri   rahat   bir atmosfer yaratmayı başarabilen bir öğretmenin  yönlendirmesiyle mümkün olabileceğini düşünüyoruz.  Kuşkusuz yazma çalışmaları doğrudan kitaba bağlı olarak da sürdürülebilir.

Günlük yazma: Tıpkı Zeynep gibi her öğrencinin bir günlük tutması. Günlüğünden dilediği bölümleri diğer arkadaşlarına okuması

Yazara mektup:  Yazara bir mektup yazıp kitapla ilgili düşüncelerini, duygularını anlatmaları

Kitaba yeni bir bölüm yazma: Zeynep’in başına gelen yeni bir olayı kurgulaması

Zeynep’in kişiliğini irdeleyen  yazma çalışmaları:Zeynep bize konuk geliyor ya da Zeynep on yıl sonra nasıl bir genç kız oluyor vb.

Okuma kültürünün geliştirilmesi:

Kitapta  başka kitaplara  da gönderme yapılıyor.  Bu kitaplar da okunarak yeni çalışmalar yapılabilir. Örneğin kitap okumayı çok seven Zeynep’in en sevdiği kitap Christine Nöstlinger’in ‘Kim Takar Salatalık Kralı’.  Hem çok komik ve eğlenceli, hem de düşündürücü olan bu kitapta babanın aile içindeki baskısı ve otoritesi  fantastik bir düzlemde irdelenerek  Salatalık Kralı’nın iğrenç kişiliğinde simgeleşiyor.  Otoriter bir anlayışın çirkinliğini aynı zamanda kofluğunu  gözler önüne seren bu kitap da yeni bir okuma serüvenine

yol açabilir.  Ya da Nezihe Meriç’in ‘Küçük Bir Kız Tanıyorum’ dizisinden  bir kitap okunup başkişisi Ayşe ile Zeynep’in kişilikleri karşılaştırılabilir.  Bu bağlamda  diğer yazınsal gönderme  alanlarına da değinilebilir. Sözgelimi çocukların oynadıkları gergedanlaşma oyunu  ünlü uyumsuz tiyatro yazarı Eugene Ionesco’nun ‘Gergedanlar’ oyunundan alınmıştır.

Proje çalışması:

Öğrencilerin   ‘Bir kitap nasıl oluşuyor?’ araştırması çerçevesinde fotoğraf makinası ve teyple yayınevine giderek  kitabın yazarından dizgicisine değin  kitaba emeği geçen değişik kimselerle röportaj yapmaları, böylelikle bir kitabın nasıl oluştuğunu  somut olarak görmeleri, yaşamaları, sınıfta ayrıntılı olarak anlatabilmeleri. Olanaklar uygunsa  kitabın yazarının kitap üzerine konuşması için okula çağırılması.

Sonuç:

Kitaptan yola çıkarak yapılan bu çalışmaların  sonucunda, öğrenciler  kendi deneyimlerini ve sorunlarını da serbestce dile getirebilmelidir. Kitabı alımlamada doğal olarak  otoriter bir aile yapısından gelen çocukların tepkisi, daha özgür bir ortamda yetişenlere oranla daha değişik olacaktır. Öğretmenin bu bağlamda büyük bir duyarlıkla sorunları tartışmaya açması gerekir. Unutulmaması gereken  en önemli nokta, sorunları görmezden gelme ya da bastırmanın hiç bir zaman bir çıkış yolu olmayacağıdır. Bu nedenle genç okuyucuların sorunların bilincine varmaları, üzerine enine boyuna düşünebilmeleri onları asileştirmeyecek, tersine onlara kişilik kazandıracaktır.

 



[1] ‚’Gergedan Oyunu’ kitabının tanıtımı Özlem Hemiş’in tanıtım yazısından alınmıştır. Z.Ipşiroğlu, Eğitimde Yeni Arayışlar, Istanbul, Adam yayınları 1999 S.186


ileri → Konuşan Çınar
geri ← Tanıtım
Versiyon 21.03.2011 saat onda 08:13:47