Pinokyo Kral Übü’nün Ülkesinde

Bu yazı 7 Temmuz 2003 tarihinde Evrensel Gazetesi‘nde yayımlanmıştır. Bu yazıyı kaynağında okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Tiyatro dünyasına, çocuk yazınına farklı boyutlar getiren, daha çok düşünen ve sorgulayan bir okur kitlesinin oluşmasına katkıda bulunan yazar Zehra İpşiroğlu’nun ‘Pinokyo Kral Übü’nün Ülkesinde’ adlı kitabı çıktı.

Tiyatro dünyasına, çocuk yazınına farklı boyutlar getiren, daha çok düşünen ve sorgulayan bir okur kitlesinin oluşmasına katkıda bulunan yazar Zehra İpşiroğlu’nun ‘Pinokyo Kral Übü’nün Ülkesinde’ adlı kara güldürü özellikleri taşıyan oyun kitabı Çınar Yayınları’ndan çıktı. Kitapta her ne kadar masal figürleri yer alıyorsa ve kitabın adı çocuk kitabı izlenimini veriyorsa da, hedef okuyucu kitle çok genç okurlar değil. Ancak on yaşından büyük okuyucuların anlayabileceği nitelikte olan bu kitap daha çok yetişkin okuyucuları hedefliyor. Pinokyo’yu bilirsiniz, çocukluğumuzdan tanıdığımız ve çoğumuzda derin izler bırakan tahtadan insana dönüştürülmüş masal kahramanı. “Pinokyo gibi burnun uzar” deyimi günlük hayatımızda ne kadar yer etmiştir bu masal sayesinde. Kral Übü, Pinokyo kadar tanınmasa da, sahnelendiği dönemde büyük tepkiler uyandıran ve yasaklanan bir oyunun baş figürü.

Pek çok kahraman Yazar İpşiroğlu, oyununda Collodi’nin Pinokyo’suyla Jarry’nin Kral Übü’sünü karşılaştırıyor. Fantezilerimizi, düşüncelerimizi harekete geçiren, yaşadığımız dünyayı, sistemleri sorgulatan ilginç bir karşılaşma bu. Daha oyunun isminden, Pinokyo’nun Kral Übü’nün ülkesinde olmasından okuyucuyu çeken bir etki yaratılmıştır. İlginç karşılaşma bununla da bitmez. Masal dünyasından tanıdığımız Peter Pan, Kırmızı Şapkalı Kız, Keloğlan gibi masal figürleri de bu oyunda yerlerini alırlar ve belli düşünce ve görüşleri temsil ederler. Ancak masallarındaki rollerini sürdürmekte direnseler de içinde yaşadıkları bu sistemin kurbanlarıdırlar. Oyunda, Kral Übü’nün toplumsal yaşamı belirleyen okulu, medyayı, bilim dünyasını, yasaları, yani bütün kilit kurumları kontrolü altına alması, halkı manipule etmesi, her şeyi Übüleştirmesi hat safhaya ulaşmıştır. Her koldan kuşatma altına alınan halkın fazla bir seçeneği de yoktur. Pinokyo da kendini Übü dünyasında bulur. Saftır, iyi niyetlidir, pozitif bir tiptir. Olaylara yaklaşımında dürüsttür, insancadır. Ancak içine düştüğü ortam bu özelliklerini yaşamasına, sürdürmesine uygun değildir. Kendisine uyum sağlamayanı sisteminin çarkları arasında ezdiği, yuttuğu bir mekanizmadır bu. Böyle bir düzen içinde üçkâğıtçılar, düzenbazlar engelle karşılaşmadan işlerini yürütürler. Kral Übü ve himayesindekiler Pinokyo’yu birey olarak değil, diğerleri gibi robotlaşmış bir Übü olarak görmek ister. Başına gelmedik olay kalmayan Pinokyo’nun da Übüleşmekten başka seçeneği yok gibi görünmektedir. Ancak bir şey daha görünmektedir ki, o da Mavi Saçlı Peri! Kitabın dili, farklı kültürlerde ortaya çıkan masal figürlerinin bir araya gelmesi, fantastik olaylar ve güncel sorunlara parmak basılması, oyun henüz sahnelenmemişken gözümüzde ilginç resimlerin canlanmasını sağlamaya yetmektedir. Oyunun kendi içinde var olan bu dinamizmi, yaratıcılığın kullanılabileceği farklı ve keyifli sahnelemelerin oluşmasına da olanak sağlayacaktır. Kitabın Dramaturgi Notları başlığı altındaki bölümünde Zehra İpşiroğlu’nun sahnelemeye katkısı olabilecek açıklamaları bulunmakta. Yazar bu bölümde, figürlerin müziklerinin nasıl olabileceği konusunda da önerilerde bulunuyor. Kitabın sonundaki çocuk hakları anlaşmasından alıntılar, oyundaki masal dünyasının aslında ne kadar gerçek, ne kadar ciddi ve ne kadar güncel olduğunun da bir göstergesi. Yüz yüze olduğumuz bu gerçekleri, bir kez de Kral Übü’nün ülkesinde görmeye ne dersiniz?

İlgili yazılar
Yorum yapın

Your email address will not be published.Required fields are marked *